Tasarım süreçlerinde şüphecilik ve yaratıcı düşünme 1


0
14 Şubat 2017 tarihinde
Nermin Akel paylaştı
Eğer bir tasarımcıysanız yaratıcılık, yaratıcılığın ve yeniliğin önünü açan sorgulama işinizin önemli bir parçasını oluşturur. Bu yüzden şüpheciliği bir araç olarak kullanarak, soracağınız akıllıca sorularla önünüze çıkan herhangi bir bariyeri ufaltmanız veya üzerinden atlamanız gerekir. Fakat önce bariyerleri fark etmeliyiz.*

Diyelim ki yeni bir projeye başlıyorsunuz. Ne tasarlıyor olursanız olun bilinenleri, bilinmezleri ve yanlış bilinenleri ortaya koymak aydınlatıcı olur. İşin içine bir de takım çalışması girdiğinde takımın ortak bir anlayışta buluşması gerekliliği devreye giriyor. Bu noktada projeyi bir an önce teslim etmeyi hedeflemek yerine problemi/ihtiyacı net şekilde tanımlamayı, ölçülebilir bir çıktının neye benzediğini bulmayı ve bulduklarınız konusunda takım olarak senkronize olmayı hedeflemek isabetli bir yaklaşım. Fakat zaman sınırlı ve herkesi aynı anda bir odada toplamak da oldukça zor. Bu yüzden toplantı öncesinde yapacağınız bir ön hazırlık ile bu görünmez gerçekleri ortaya çıkaracak, varsayımları “gerçek”lere dönüştürecek, akıllıca seçilmiş soruları hazırlamak iyi bir seçim olabilir. Takım bir araya geldiğindeyse bu isabetli soruları herkesin tartışabileceği şekilde ortaya koymak; gerçekleri olduğu gibi algılamayı ve görünmeyenleri görünür kılmayı sağlayacağı için daha isabetli projelerin ortaya çıkmasını, zamanı verimli kullanmayı ve takımın senkronize olmasını sağlar.

UX tasarım sürecinde oldukça değerli olan bu “gerçek”leri ortaya çıkarmayı ve tanımlamayı kolaylaştıracak sorgulamaya bir örnek sunmak amacıyla UXPin’de yayımlanan bir makale üzerinden ilerleyebiliriz. Aslında burada bahsedilen soruları sadece UX tasarım süreçlerine değil, tasarım yaklaşımı ile geliştirmeyi hedeflediğimiz herhangi bir konuya uygulayabiliriz.

Ne bildiğimizi biliyoruz?

Herhangi bir UX projesinde bildiğinizi bildiğiniz bilgileri listelemek nerede bulunduğumuzu görmek açısından iyi bir başlangıç.

Burada bahsettiğimiz bilgiler, bir önceki projeden tecrübe ederek öğrendiğimiz bir bilgi veya kullanıcı araştırmasından elde ettiğimiz bir veri olabilir. Önemli olan ekipçe eldeki bilginin paylaşılması ve bu bilginin bir “gerçek” mi yoksa bir “varsayım” mı olduğunun sorgulanması.

Bu sorgulama sonucunda “gerçek” sandığımız bazı bilgilerin birer “varsayım” olduğu gerçeğini anlayabiliriz. Böyle bir varsayımla karşılaştığımızda da sıradaki soru ile varsayıma dayalı hareket etmenin risklerini görmeye çalışacağız.

Bilmediğimizi bildiğimiz neler var?

Bu soru sayesinde tüm “varsayım”ları listeleyebiliriz. Bu projenin nasıl sonuçlanmasını hedefliyoruz? İçgüdülerimizle hareket etmek doğru mu?

Unutmayın, burada “gerçek” olarak görünebilecek “varsayımları” sorguluyoruz. “Varsayımlarımız yanlış çıkarsa ne olur?” sorusu her zaman üstünde konuşmaya değer bir konu. Bu soru sayesinde her varsayımın içerdiği riski görebilecek ve bu riski almaya değip değmeyeceği konusunda mantıklı bir karara varma şansını elde edeceğiz.

Örneğin, sorunu iyice analiz etmeden, yeniden tasarım yapmaya karar verir ve sonuçta hiçbir kazanım elde etmezsek, ekip boşa çalışmış ve gereksiz yere bütçe harcanmış olur.

Bildiğimiz fakat bildiğimizin farkında olmadığımız neler var?

Soru kulağa garip gelebilir fakat takımın birlikte ürettiği bir çok projeden öğrendiği bazı gizli kalmış bilgiler bulabiliriz. Belki de aynı problemlerle tekrar tekrar karşılaştık veya ekipteki herkes daha önce benzer projelerde çalışmamış. Herhangi bir takım üyesinin sahip olduğu ve önümüzdeki projeyi etkileyebilecek bilgileri bu sorgulamayla tüm ekip tarafından bilinen bir “gerçeğe” dönüştürebiliriz.

Bu soruyu sormak, kaybolup gitmek üzere olan, fakat aslında öğrenilmiş bir çok örtük bilgiyi ortaya çıkaracaktır.

Bilmediğimiz ve bilmediğimizin farkında olmadığımız neler var?

Yine garip bir soru gibi görünse de, gerçekten önemli bir soru. Bu soru sayesinde projedeki başka riskleri de öngörebiliriz. Projenin başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olacak şeyler neler? Gözden kaçırdığımız bir şey var mı? Henüz hesaba katmadığımız bir konu var mı?

Bu sorular sayesinde projeyi etkileme ihtimali olan bilgileri ve bu bilgilerin hesaba katılmadığında ortaya çıkacak olan risklerin projeyi nasıl etkileyeceğini hızlıca gözden geçirmiş olacağız. Bu sayede bilinmeyenleri, bilinen bir bilgiye dönüştürme fırsatını yakalayabiliriz.

Başarıyı nasıl tanımlıyoruz?

Bu soru diğerlerine göre biraz farklı olsa da, takımın ortak bir bakış açısıyla çalışmasını sağlayacak bir işleve sahip.

Eğer takım, hedefte ve bunu ölçümleme biçiminde hemfikir olabilirse çok daha entegre çalışacaktır. Bu noktada gerçekten ölçümlenebilir net bir hedef belirlemek önemli. Bu ölçüm ispatlanabilir bir veriye dayanmalı ve karşı çıkmak imkansız olmalı. Hedeflerin bu şekilde tanımlanması, projenin ne zaman bittiğini ve yeni projeye ne zaman geçeceğimizi de netleştirir.

Başarıyı tanımlarken, mümkün olduğunca spesifik olmak da gerekir. Örneğin, mevcut bir uygulamayı yeniden tasarlıyorsanız, hedef trafiği arttırmak gibi belirsiz bir tanıma sahip olmamalı. Bir önceki aya göre büyüme oranınızın %15 olduğunu biliyorsanız, hedefiniz dönüşüm oranını düşürmeden trafiği %25 arttırmak olabilir.

Sonrası…

Yukarıdaki soruları cevapladığımızda, her ne kadar sürecin ilerleyen aşamalarında daha fazlasını ortaya çıkaracak olsak da kendimizi başlamak için yeterli bilgiye sahip sayabiliriz.

Proje ile ilgili varsayımları artık ortaya çıkardık. Riskleri belirledik ve bildiğimiz bilgiler hakkında takım olarak senkronize olduk. Takım, hedefler hakkında ölçümlenebilir veriye dayanan ortak bir bakış açısına sahip.

Gerçekten kısa bir süre içinde çok önemli bilgiler kazandık. Takım, bariyerleri fark etti ve onları ortak bir anlayış geliştirerek aştı. Yaratıcı düşünme ve şüpheci yaklaşımı araç olarak kullanarak tüm bu sürecin hem kendimiz hem de takımın faydasına olacak şekilde daha şeffaf ve anlaşılabilir ilerlemesine yardımcı olduk. Artık bir adım ileriye birlikte hareket edebilir, daha geniş bir bakış açısıyla çalışabiliriz.

*Yaratıcı düşünmenin konuya nasıl bir çatı oluşturduğu ile ilgili daha ayrıntılı bir girişe ihtiyaç duyanlar için yazının daha ayrıntılı bir versiyonunu burada bulabilirsiniz.


Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında yorum “Tasarım süreçlerinde şüphecilik ve yaratıcı düşünme